/* Blog Hocam İletişim Sayfası */ .contact-form-widget { width: 500px; max-width: 100%; margin: 0 auto; padding: 10px; background: #E6E7E8; color: #000; border: 1px solid #656E75; box-shadow: 0 1px 4px rgba(0, 0, 0, 0.25); border-radius: 10px; } .contact-form-name, .contact-form-email, .contact-form-email-message { width: 100%; max-width: 100%; margin-bottom: 10px; } .contact-form-button-submit { border-color: #656E75; background: #E6E7E8; color: #000; width: 20%; max-width: 20%; margin-bottom: 10px; } .contact-form-button-submit:hover{ background: #679EC9; color: #ffffff; border: 1px solid #FAFAFA; } /* Blog Hocam İletişim Sayfası */
Mutfak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mutfak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ekim 2016 Perşembe

42 Kıymalı Karnabahar Graten

Karnabahar Graten


Sebze Graten yemekleri, "bu akşam hafif, yapımı kolay ama şık görünümlü ne yemek yapabilirim" sorusuna cevap aradığım zamanlarda hep kurtarıcım olmuştur. Hem çok kolay hazırlanması, hem birçok sebzeden yapılıp isteğinize göre şekillendirilebilmesi, hem de oldukça lezzetli olması beni bu seçime iten nedenlerden olmuştur.

Sebze graten yaparken, bazen brokoli, bazen brüksel lahanası, bazen de karnabahar kullanıyorum. Hepsini karıştırdığım da oluyor. Bu tarifte ise sadece karnabahar kullanmayı tercih ettim. Karnabahar ve kıyma çok yakışıyor. Salça vb de eklenebilir ama ben en beyaz haliyle, pamuk pamuk bir yemek hazırlamak istedim. Bu arada Kıbrıs'ta karnabahara "çiçek lahanası" deniyor. İlk duyduğumda çok şirin bulmuş ve yakıştırmıştım bu ismi.

18 Ağustos 2016 Perşembe

100 Browni Kurabiye

Browni Kurabiye

 Bu aralar evimizden eksik olmayan bir tarifimiz var : Browni Kurabiye. Tarifi ilk denediğimden bu güne, eşim haftada bir istiyor desem yalan olmaz. Geçen hafta arkadaşımın bebeğinin doğum günü partisine katılmıştık. Elim boş gitmeyeyim, bir çeşit de ben eklemiş olayım diye istedim ve bu güzel browni kurabiyelerden yaptım. Eve geldiğimizde eşim yine istedi :)

Kurabiye oldukça kolay ve hızlı hazırlanabiliyor, fırında şahane çatlıyor. Daha henüz sıcakken şerbetlendiği için, dışı sert, içi yumuşacık ıslak kurabiye haline geliyor. Diğer kurabiyelerden ayıran en önemli özelliği de zaten bu, ağzınızda dağılan browni kek kıvamında bir kurabiye. Dolayısıyla bizim evde çok sevildi. Pratikliği dolayısıyla da bir çırpıda yapabileceğim bir kurabiye oldu. Kurabiyeleri hazırlıyorum, oda sıcaklığına geldiğinde kek fanusuma koyup kapağını kapatıyorum. 1 haftaya kadar da tazeliğini koruyor, hatta bekledikçe daha da güzel kıvam alıyor.


9 Ağustos 2016 Salı

62 Cümbez: Nadir Kalan Bir Güzellik

Cümbez Ağacı

Cümbez, yakın zamanda tanıştığım ve şimdiye kadar sadece Kuzey Kıbrıs'ta görüp, tattığım bir meyve oldu. Henüz iki gün önce, eşim elinde bu meyvelerle geldi. Aaa! dedim, pembe incir ne değişik, ama aslında öğrendim ki, o koruma altına alınan, dünyada çok fazla kalmayan bir tropik incir ağacının meyvesi olan Cümbezmiş...

Lala Mustafa Paşa Cami- Mağusa

Bu ağacı aslında Kıbrıs'a ilk geldiğimde, Mağusa ziyaretimiz sırasında St. Nicholas Katedrali, şimdiki adıyla Lala Mustafa Paşa Cami'nin hemen önünde görmüştüm. Cümbez kelimesini de ilk kez duyduğum için, fotoğrafını çekmiştim. Sonradan araştırdığımda, bu cümbez ağacının, Kuzey Kıbrıs'ın bilinen en yaşlı ağacı olduğunu öğrendim. Ağacın 1298 yılında, Katedral inşa edilirken dikildiği tahmin ediliyor. Bu durumda ağaç 718 yaşında oluyor. KKTC Orman Dairesi'de 1991 yılından bu yana, bu ağacı ve türlerini koruma altına almış. Ağacın 5 metrelik gövdesi ve yaklaşık 15 metrelik boyunu gördüğümde, tarihi bir ağaç olduğunu tahmin etmiştim ama bu kadarını tahmin edememiştim.

27 Temmuz 2016 Çarşamba

46 Evde Doğal ve Pratik Yoğurt Yapımı

Evde Doğal Ve Pratik Yoğurt Yapımı
Uzmanlar her fırsatta, yoğurdumuzu hazır almak yerine kendimiz mayalamanın çok daha iyi olduğunu söylüyorlar.  Dolapta günlerce ekşimeyen, katkı maddeli yoğurtların vücudumuza pek de faydası yokmuş. Hal böyle olunca, uzun zamandır acaba ben de kendi yoğurdumu mayalayabilir miyim, tutturabilir miyim diye düşünüyordum. Sonra yoğurt makinelerini keşfettim. Özellikle bebekleri ek gıdaya geçen annelerin tercih ettiği, tasarımları şirin mi şirin makineler... Bir tanesini beğendim, fiyatı da makuldü.  Ama okuduğum kullanıcı yorumlarından vardığım sonuç, yaptıkları şey aslında sütün mayalanma ılıklığının korunmasından başka birşey değildi. Yine sütü kendiniz ılıtıyorsunuz, kaplarına aktarıyorsunuz, mayalamayı yapıyorsunuz. Sadece üzerini örtmüyorsunuz, kapağını kapatıp 6-8 saat boyunca ılık kalmasını sağlamak için voltajı düşük de olsa elektrik harcıyorsunuz. Sonucunda da genel olarak ufak ufak kaplarda ya da tek bir kapta yoğurdunuz oluyor. Hem 6-8 saat bekleyip, bana göre az miktarda yoğurda sahip olma, hem fazladan elektrik harcama, hem de normalde herhangi bir kaba mayalarken kullanacağım aşamaların hepsini yapacak olmam nedeniyle, yoğurt makinelerine de aklım yatmadı. Ama tezgah üstünde görsel olarak çok şık durduklarını da söylemeliyim :)
              

22 Haziran 2016 Çarşamba

52 Cehennem Topuzu- Alabaş

Cehennem topuzu- Alabaş


İstanbul'da hiç karşılaşmadığım bir sebze: Cehennem topuzu. İlk gördüğümde mutasyona uğramış bir turp gibi görünmüştü gözüme. Sonradan öğrendim ki, İzmir Ödemiş'te bolca üretilip, ülkemizin farklı illerine gönderilen bir turp çeşidiymiş. Ege Bölgesi'nde alabaş adıyla biliniyormuş. Kıbrıs'ta ise cehennem topuzu-gulumbra olarak biliniyor.  Yurt dışında ise kohlrabi ismiyle anılıyor.


Büyüklüğü ortalama bir kavuna yakın olabiliyor. Açık yeşil ve eflatun olmak üzere iki rengi bulunuyor. Hem şalgama hem de turpa benziyor. Ancak tadı turp gibi acımtırak değil. Tarif etmesi güç ama hem tatlı bir turp yemiş, hem de elma yemiş gibi bir tat bırakıyor ağzınızda. Ayrıca hem yumru kısmı, hem de yaprakları yenebilen nadir sebzelerden biri.


Cehennem topuzu- Alabaş

Cehennem topuzu, Kıbrıs'ta genellikle, dilimlenip limon ve tuz ilavesi ile salata-meze gibi tüketiliyor. Acı bir tadı olmadığı için, sabah, öğle, akşam her öğünde yeniliyor. Yanına çakıstes zeytin de çok yakışıyor. Bu şekilde çiğ tüketilmesinin yanında, çorbasını, dolmasını, yemeğini de yapanları gördüm. Ancak ben en çok bol limonlu çerez gibi tüketildiği halini seviyorum. Gerçekten alışkanlık yapıyor, başladığınızda tabağı bitirmeden duramıyorsunuz. Daha önceden bu lezzeti nasıl tatmamışım diye üzüldüğümü biliyorum.

29 Nisan 2016 Cuma

58 Şeftali Kebabı - Kıbrıs Mutfağı



Şeftali Kebabı

Şeftali Kebabı, hellim ile birlikte KKTC'nin en çok bilinen yiyeceklerinden biri. Kıbrıs'a geliyorum ne yemeliyim diye sorduğunuzda, adını ve methini muhakkak duyarsınız. Şeftali kebabının aslında meyve olan şeftali ile hiçbir alakası yok. Bu konuda iki rivayet var: Birincisi, kebap pişerken, dışı nar gibi, şeftali gibi kızarıyor ve bundan dolayı da şeftali kebabı deniliyor. İkinci ve daha baskın olan rivayet ise, yıllar önce bu kebabı yapmaya başlayan Şef'in adı Ali imiş. Şef Ali Kebabı diye anılırken, günümüze kadar ses değişimine uğrayıp, Şeftali Kebabı adını almış.


Şeftali Kebabı
Şeftali kebabı, kıymalı iç malzemenin, gömlek dediğimiz ince iç yağına sarılması ile hazırlanıyor. Bir nevi Bursa yöresine özgü Ciğer sarma gibi.İyi bir şeftali kebabı için, birkaç püf noktasına dikkat etmek gerekli. Kullandığınız gömlek iç yağı ne kadar ince ise, kebap o kadar lezzetli oluyor. Çünkü kebap pişerken, gömlek de yağını akıtıyor ve köftenin dışında ince bir tabaka kalmış oluyor. Kullanılan kıyma oğlak kıyması olursa tadından yenmez ama genellikle daha rahat bulunabilmesi açısından kuzu- dana karışımı kullanılıyor. Şeftali kebabının iç harcına ekmek içi ya da galeta unu eklenmiyor. Her bir köfte yaklaşık olarak orta parmak uzunluğunda sarılıyor. Köfte malzemesinin içine bol maydanoz olmazsa olmazlardan. Ve en önemli nokta, şeftali kebabı mangalda pişirilmeli. Hazırlanan şeftali kebabı, ya ızgara telinin üzerinde ya da çifte şişe geçirilerek mangal kömüründe pişirilir. Mangalda cızır cızır eriyen iç yağı, zamanla eti şeftali gibi kızartır.

14 Nisan 2016 Perşembe

54 Mersin Meyvesi - Murt


Mersin meyvesi- Murt

Yaban mersinini ilk yaygınlaşmaya başladığı zamanlardan beri satın alıp yemeyi çok sevenlerdenim. İstanbul'da marketlerde paketlenmiş olarak ya da pazarlarda, kuru yemişçilerde satılan kırmızı kurutulmuş meyvelere yaban mersini deniyor. Tatlımsı, harika aroması olan bir meyve. Mersin ile ise Akdeniz Bölgesi'nde tanıştım. İlk başta bizim yediğimiz yaban mersini ile arasında adından başka bir bağ kuramadım. Zaten farklı meyvelermiş ve yaban mersinlerinin birçok çeşidi bulunuyormuş.

Kuzey Kıbrıs'ta bu meyve pazarlarda taze olarak satın alınabiliyor. Kilosu da 3-4 TL. Yani yaban mersininden oldukça ucuz. Tadı, ağızda hafif burukluk bırakıyor, içinden çıkan çekirdekleri de çıtır çıtır ağzınıza geliyor. Hafif buruk tadına rağmen, aldığınız güzel tatlımsı dokudan sonra tekrar tekrar ağzınıza atmak istiyorsunuz. Bu zeytinden de küçük taneli, nohut büyüklüğünde mersin, bana iğdeyi anımsattı, eğer tam olgunlaşmadıysa ağzınızı buruşturur, olgunlaştıysa tadından yenmez.

4 Nisan 2016 Pazartesi

74 Mantarlı ve Ispanaklı Tortellini Tarifi


Mantarlı ve Ispanaklı Tortellini

Tortellini, içi peynir dolu bir nevi bizim mantımıza benzer İtalyan makarnası. Tortelliniyi hazırlamak için hamur açılıyor, dinlendiriliyor, küçük küçük parçalara ayrılıp, içine peynir koyup, kendine has bir şekil veriliyor. Tortellini ile ilk, yaşadığımız şehirde ünlü bir otelin restaurantında tanışmıştım ve lezzetinin müptelası olmuştum. Sonra o restaurantta çalışan tanıdık bir aşçı sayesinde  tarifini aldım ve bu lezzeti evimde de yapmaya başladım. Tek fark, benim işi kolaylaştırıp, hamurunu kendim açmak yerine, Barilla'nın Tortellini Emiliani makarnasıyla yapmam oldu. İnanın pek bir fark yok çünkü Barilla'nın bu makarnası gerçekten harika. Makarnaların içini 3 çeşit peynir karışımıyla hazırlamışlar, nefis bir tat çıkmış ortaya. Fiyatı normal makarnaya göre daha pahalı, 8-10 TL arasında fiyatlar ile marketlerde satılıyor. Arada bir kendinizi şımartmak isterseniz, kesinlikle tavsiye ederim.

Tortellini oldukça kalorili ama lezzetli bir tarif. 250 gramlık paket makarna ile 3 kişi doyabiliyor çünkü ekstra sos hazırlıyoruz. Yapması da oldukça kolay. Kendinize veya misafirlerinize adı da kendisi de havalı bir tarif yapmak isterseniz, ihtiyacınız olan her şey bu yazıda... (Şef'in bize tarifi verdiğini kimse duymasın, aman ha aramızda kalsın, adam işinden olmasın :)


Barilla Tortellini

28 Mart 2016 Pazartesi

79 Mini Mini Kumkuat

Kumkuat

Kumkuatı market raflarında ilk gördüğümde, bu minnacık meyvelerin kabuğunu kim soymakla uğraşır ki, demiştim. Sonra sıklıkla gittiğimiz Botanik Bahçe 'de bir ağaca göre oldukça minik saksılar içinde, üstü mini minnacık meyvelerle dolu ağacını gördüm. İşte o gün, kendisiyle olan aşkımız başladı. O günden bu yana bu güzel meyvenin ağacının evimizi süsleyeceği günün hayalini kuruyorum. Balkonumuz ne kadar minik olsa da, kendisine çok yakın zamanda yer ayıracağım, kararlıyım!

Kumkuat Ağacı
Dünyada kabuğu ile yenebilen tek narenciye çeşidi, kumkuatmış. Ayrıca evde, balkonda yetiştirilebilecek nadir meyve ağaçlarından biri. Kumkuata kimi kamkat diyor, kimi kumkucuk, bilimsel ismi ise oldukça havalı: Fortunella Margarita. Kumkuat adı, ana vatanı olan Çin'den geliyormuş, anlamı ise "altın portakal".

Kumkuat
Tüm narenciye meyvelerinde olduğu gibi, kumkuat da C vitamini açısından oldukça değerli bir meyveymiş. Dolayısıyla bağışıklığınızı güçlendiriyor, gribal enfeksiyonlara karşı vücudumuzu koruyor. Ayrıca tansiyon ve kolesterol rahatsızlıkları olanlarda  da olumlu etkileri oluyormuş.

Kumkuat

Tatlı kaşığında kumkuat

Kumkuat, narenciye ailesi olması sebebiyle, rengi, dokusu, aynı minyatür bir portakalı andırıyor. Şekli ise biraz daha uzun, limona benziyor. Ama limon, portakal, mandalina gibi kabuğunu soymanıza hiç gerek yok. Büyüklüğü ortalama 1 tatlı kaşığı kadar var, yok. Olgun bir kumkuatın lezzeti ise enfes. Dış kabuğunda hafif ekşimsi tat alıyorsunuz ama içi şeker portakalı gibi. Meyvenin kendisi küçük ama mis gibi turunç kokusu var. Hatta yıkarken elleriniz bile kokuyor. Tek başına yemeyi çok seviyorum, ama çikolataya bandırdığımda da harika bir sunum oluyor. En son eşimin doğum gününde meyve buketi hazırlarken kullanmıştım kendisini, herkes de bayıla bayıla yemişti.

Meyve Buketinde Kumkuat
Kumkuatın reçeli de oldukça meşhur. Reçelini yaptığımda hiç fotoğrafını çekmemiştim ama yapılışı oldukça kolay. Acısı gitsin diye kaynamış suda 5-6 dakika kaynatıyorum. Soğutup ikinci kez kaynamış suda 5-6 dakika kaynatıyorum. Ardından 1 litre sıcak suya 750 gr toz çeker koyup hazırladığım şerbete kumkuatları atıyorum. Bir kaç damla limonu da ekleyip, reçel kıvamına gelene dek pişiriyorum. Bu reçel önce görsel olarak cezbediyor, sonra da lezzet olarak beğeni kazanıyor.

Kumkuat
KKTC'de neredeyse her evin bahçesinde bir narenciye ağacı bulunuyor. Yürüdüğünüz yollarda da üstü meyvelerle dolu portakal, limon, mandalina ağaçları. Hatta Pomelolar bile var, ağaç dalları meyvelerini zor taşıyor. Özellikle bahçesi olan evlerde de, bu güzel kumkuatları görebiliyorsunuz. Dalından mis gibi koparıp yemek müthiş zevk. Eğer benim gibi narenciye severseniz, değişik tatları keşfetmeye meraklı iseniz, kesinlikle tavsiye ederim.





1 Mart 2016 Salı

54 Molehiya


Kurutulmuş Molehiya

Molehiya, Kuzey Kıbrıs'a gelmeden önce yemediğim hatta tanımadığım bir ottu. Buradaki marketlerde ilk gördüğümde, kurutulmuş ıspanak mı yoksa nane mi diye sormuştum. Kıbrıs'ın köylerinde molehiyalar bin bir emek ile ekiliyor. Biçildikten sonra rutubetsiz odalarda, çarşaflar üzerinde kurutuluyor. Eskiden bu bir rituel gibi yapılırmış. Kim evinin bahçesine ya da avlusuna, bağ bağ molehiyalar ile oturursa, konu komşular hemen yardıma gelirmiş. Bir yandan sohbetler edilir, bir yandan da saatlerce sürecek ayıklama işi, hızla bitirilirmiş. 


Molehiya Yemeği

12 Ocak 2016 Salı

67 Dışı Dikenli, İçi Ballı : Babutsa Meyvesi

Babutsa Meyvesi

Babutsa ile ilk tanışmam, İstanbul'daki evimizin terasında olmuştu. Aslında kaynana dili dediğimiz kaktüs çeşidi ile tanışmıştım desem daha doğru olur. İki tekerlekli bisiklet kullanmaya geçiş dönemimdi. Abimin, bana biraz büyükçe gelen bisikleti ile, geniş terasımızda turlar atıyordum. Dört tekerden, iki tekere yeni geçen bir çocuk için hayli başarılı olduğumu düşünürken, dengemi kaybettim ve kendimi nev-i şahsına münhasır kaynana dilinin üzerinde buldum. Kısa kol tişörtümün koruyabildiği  yerler dışında kalan kollarım, boynum, ellerim (neyse ki yüzümü koruyabilmişim :) diken içinde kalmıştı. O an anladım o kaktüse neden "kaynana dili" denildiğini :) Deydi mi fena yakıyormuş :) Annem cımbızla tek tek çıkarmaya çalışırken, daha da iyi anladım.

Babutsa Meyvesi

Babutsa Meyvesi

İstanbul'daki terasımızın bahçesinde yetişirken de, üzerinde çiçeğe benzer meyveler büyürdü ama Akdeniz bölgesinde yetiştiği kadar büyük olmazdı, haliyle de biz yemezdik. Ailemle beraber Kuzey Kıbrıs Lefke'deki Soli Harabeleri'ni geziyorken, bilet gişesinde duran abimiz, bize babutsa ikram etti. O gün şaşıp kalmıştım bu dışı dikenli, içi bal gibi meyvenin varlığına. Bir kere tanıdıktan sonra, Kıbrıs'ta aslında ne kadar çok yerde yetiştiğini ve ne kadar da çok meyve verdiğini görmüş oldum. Kivi büyüklüğünde meyveler yetişebiliyor dikenli dallarında. Eğer olur da denk gelirseniz, aman diyeyim çıplak elle dokunup koparmaya kalkmayın. Meyvesinin dışı da hayli dikenli. O nedenle ya içine geçirmeyecek kalınlıkta eldivenle toplanıyor, ya da hiçbir şey yoksa cips kağıtları ile tutuluyor. Tüm dikkatlere rağmen dikenine maruz kalırsanız ise, çıkarmanın en güzel yolu zeytinyağı ile ellerinizi ovalamakmış.

30 Aralık 2015 Çarşamba

39 Tatlıların Kraliçesi :Trileçe Tarifi

Trileçe

Kraliçeyle ilk tanışmam geçen sene bu zamanlardı. Meşhur Balkan Tulumbaları satılan tatlıcının vitrininde görmüştüm kendisini. Aşkımız o gün başladı, ilk görüşte aşktı bu. Kendisine kavuşmam uzun sürmedi, parayı bastım aldım :) Tattığımda, "bu nasıl güzel bir şeymiş yahu" dedim. O günden beri benim için tatlıların kraliçesidir: Trileçe.

Balkan tatlısı diye bilindi, sevildi. Ama ufak bir araştırma yaptığımda adının İspanyollar'dan geldiğini öğrendim : Tres Leches. Yani üç sütlü tatlımız. Çünkü orjinalinde manda, inek ve keçi sütünün karışımından yapılıyormuş. Şimdilerde maalesef ki bu üçünü aynı anda bulabilmek çok zor. Hele ki şehirde yaşıyorsanız.

Trileçe

22 Aralık 2015 Salı

30 Yengeç Bacağı İkram Etsem ?

Yengeç Bacağı Tarifi

Denizden babam çıksa yerim diyenlerden değilimdir ama geçenlerde market raflarında yengeç bacağı gördüğümde merak etmedim desem yalan olur. Hazırlanmış, soslanmış ve dondurulmuş hazır yengeç bacaklarını önce balık kroket sandım. Sonra ambalajın üzerini okuyunca yengeç bacağı olduğunu anladım.

Yengeç Bacağı

25 Kasım 2015 Çarşamba

50 Siz Hiç "Güllü Süt" İçtiniz Mi?

Güllü Süt

Kuzey Kıbrıs'a gelmeden önce ne adını, ne namını duymuştum "Güllü Süt"ün. Sütün her halini çok severim, kahve ile, kakaolu, çilekli, ballı ya da sade. Her biri ayrı güzel benim için. Ama burada, bana ilk ikram edildiğinde, önce toz pembe rengine hayran kaldım. Adeta içme de yanında yat cinsindendi :) Ben, rengi ne güzel olmuş bu çilekli sütün deyip, bardağı hüpletirken, damağıma çok hoş bir gül aroması geldi.
Sonra, vazgeçemedim bu lezzetten. Hem sunumu güzel, hem tadı, hem kokusu. KKTC'de herhangi bir kahvehaneye gittiğinizde, güllü süt de vardır menüde. Mahalle kahvelerinin önünde masalarda tavla atan abileri, amcaları, ince belli bardakta güllü süt içerken görebilirsiniz.

19 Ekim 2015 Pazartesi

39 Patatesin En Yakışıklı Hali: Hasselback Patates


Şu mübarek patatesin her hali ayrı bir güzel. Ama en çok da, bir kumpir bağımlısı olarak fırın halini seviyorum. Bir sebze her yemeğin yanına yakışır mı? Kızartması, haşlaması, fırında pişirilmişi... Balığın yanına ayrı güzel, etin yanına ayrı, bezelye yemeğine de yakışır, başlı başına yemek de olur. Patates, köfte ise başlı başına bir klasik...

15 Eylül 2015 Salı

33 Şifa Deposu Yaş-Taze Hurma

Taze Yaş Hurma
Geçen yıl bu zamanlarda, hurma ağaçlarından sarkan bu meyveleri görmüştüm yine. O zaman kısmet olmamıştı hurmanın en taze ve yaş halini yemek. Bu sene de dallarda sarkmaya başlayınca, gözüm marketlerin tezgahlarında da, onları aradı.Taze hurmanın kilosu şu anda marketlerde 25-30 TL arasında satılıyor. Ben de büyük bir merak ile aldım.

Taze Yaş Hurma
 Kuru hurmanın tadına ailecek alışkınız, özellikle Ramazan ayında, zaten hurma milletçe baş tacımız olan kutsal bir meyve. Küçükken hep merak ederdim, bu hurma nasıl yetişiyor diye. Kuzey Kıbrıs'a gelince gözümle görerek öğrenmiş oldum :) Burada sokak aralarında, iri demetler halinde sarkan hurmalarıyla, hurma ağaçları karşılayabilir sizi. O yüzden siz siz olun, palmiye sanıp geçmeyin, hurma ağacını tanıyın ;)

Taze Yaş Hurma

3 Eylül 2015 Perşembe

29 Çikolatalı Dilim Pasta - (Doyuran Pasta)

Çikolatalı Dilim Pasta (Doyuran Pasta)

Pastanelerde "Doyuran Pasta" adında yoğun çikolatalı, renkli kağıtlara sarılmış, dilimli pastacıklara hiç rastladınız mı? Küçüklüğümün hayallerini süsleyen pastalardı onlar. Bir o, dilimli çikolatalı pastacıkları severdim, bir de şeffaf plastik bardaklarda iki renkli puding kuplarını :)

Ailemden görüp öğrendiğim ve sürdürmeye özen gösterdiğim güzel bir geleneğimiz var: Misafirliğe giderken, kendi el emeğinizle hazırladığınız yiyecekleri götürmek. Bazı zamanlarda elbette olmuyor, hazır pasta, baklava vb. alıp gidiveriyoruz. Ama çoğunlukla, hele hele ilk kez yemeğe gideceğimiz bir evse, hemen bir şeyler hazırlamak için mutfakta buluyorum kendimi.

Geçen hafta bir arkadaşımızın evine ilk kez davetliydik. Zaman kısıtlıydı, hemen yapabileceğim, sunumu güzel, yapılışı pratik, tadı lezzetli bir tarife ihtiyacım vardı. Ben de Yalancı Doyuran Pasta yapmak üzere işe koyuldum. Yalancı diyorum çünkü gerçeği kek ile yapılıyor, benim tarifim ise petibör bisküvi ile... Biraz mozaik pastayı andırıyor aslında. Bu pastayı hazırlamak 5 dakika, donmasını beklemek ise 25 dakika. Yani son halini alması ve sunum için sadece yarım saate ihtiyacınız var. Yapımı ise şöyle:

18 Ağustos 2015 Salı

29 2 Dakikada Doğal, Katkısız, Pratik Muzlu Dondurma Yapımı

Evde Muzlu Dondurma Yapımı

KKTC'de muz, Türkiye'ye göre gerçekten çok ucuz. Öyle ki bu aylarda kilosunu 1.75 TL'den alabiliyoruz. Ben de tam bir muz canavarıyım. Acıktığımı hissettikçe, çıtır çereze saldırmak yerine muz yiyorum. Muzun hem bu kadar olgun ve çok, hem de ucuz bulmuşken bol bol alıyor ve tüketiyoruz. Ama sıcakların da etkisiyle çok çabuk yumuşayıp, kararmaya başlayabiliyor. Karardığını ve yumuşadığını görünce gönlüm bozulmalarına razı gelmedi ve buzdolabımın derin dondurucu bölümüne kabuklarını soymadan muzları koydum. Kabukları soyulduğunda, donmaya kadar geçen sürede muzlar kararıyor, o nedenle kabuklu dondurmayı tercih ediyorum.

Evde Pratik Muzlu Dondurma Yapımı

17 Ağustos 2015 Pazartesi

12 Fatih Bebeğin Kurabiyeleri - Bebek Kurabiyesi


Bebek kurabiyesi

31 Temmuz 2015 günü, nur topu gibi bir Fatih Bebek doğdu. Annesi ve babası sabırsızlıkla bekliyordu onu. Geleceği günü beklenerek tatlı tatlı hazırlıklar yapmıştılar. Bunların içerisinde minnak minnak bebek yüzleri olan kurabiyeler de vardı. Annesinin isteğiyle, mis gibi tereyağ ve vanilya kokan, al yanaklı bu bebekleri hazırladım.

Bebek yüzlü kurabiye

9 Temmuz 2015 Perşembe

8 En Pratik Yoluyla Ananas Nasıl Kesilir?

Ananas Nasıl Kesilir?

Palmiye ağacını andıran görüntüsü, mis gibi kokusu, pıtır pıtır dokusuyla tropik meyveler arasında bence baş tacıdır o: Ananas. Eskiden ülkemizde ulaşılamaz, nadir bulunan, bulunduğunda da oldukça yüksek fiyatlı bir meyveydi. Şimdi ise artık neredeyse her markette, pazarlarda dahi bulunabiliyor.

Ananas Nasıl Kesilir?

Özellikle büyük marketlerde rastlamışsınızdır, ananas kesme makineleri ile seçtiğiniz ananas hemen kesilir, size hazır dilimlenmiş hali ile verilir. Peki makinemiz yok diye yemeyelim mi :) Ananasın sanıldığının aksine kabuğunun soyulması, kesilişi oldukça kolay.