/* Blog Hocam İletişim Sayfası */ .contact-form-widget { width: 500px; max-width: 100%; margin: 0 auto; padding: 10px; background: #E6E7E8; color: #000; border: 1px solid #656E75; box-shadow: 0 1px 4px rgba(0, 0, 0, 0.25); border-radius: 10px; } .contact-form-name, .contact-form-email, .contact-form-email-message { width: 100%; max-width: 100%; margin-bottom: 10px; } .contact-form-button-submit { border-color: #656E75; background: #E6E7E8; color: #000; width: 20%; max-width: 20%; margin-bottom: 10px; } .contact-form-button-submit:hover{ background: #679EC9; color: #ffffff; border: 1px solid #FAFAFA; } /* Blog Hocam İletişim Sayfası */

8 Mayıs 2017 Pazartesi

8 Suyun En Sağlıklı Hali

Sıcak havaların gelmesiyle birlikte buzdolabına sürekli su koymaktan bıktınız mı? Suyu sağlıklı ve pratik bir şekilde tüketmek mi istiyorsunuz? O zaman size güzel bir haberim var:, tüm bunları ve daha fazlasını sunuyor. Şirket içinde kullanmak için uzun zamandır kullanışlı (ve sağlıklı) bir Su Pınarı arıyorduk, kararımızı USP 20’den yana kullandık.

Açıkçası bundaki en büyük etkenlerden biri, su pınarının toplam 3 adet musluğa sahip olmasıydı. Muhakkak denk gelmişsinizdir, diğer su sebillerinde biraz soğuk, biraz da sıcak su musluğundan doldurur, “ılık” su elde etmeye çalışırsınız. USP 20’de böyle bir sıkıntı yaşamanıza gerek yok, üçüncü musluk damacanadaki suyu doğrudan (ısıtma/soğutma yapmadan) veriyor ve bu sayede hiç zaman kaybetmiyorsunuz. Aynı şekilde, havaların ılıman olduğu dönemlerde sebili ısıtma ve soğutma özelliklerini tamamen devreden çıkararak da kullanabilir, enerji tasarrufu yapabilirsiniz.
Üç musluğa sahip olması önemli bir avantaj olsa da,  satın alma kararı vermemizdeki tek etken de değildi. USP 20 çok pratik bir model, alt kısmında kapalı bir muhafaza bulunuyor. Bu muhafazaya bir adet damacana koyabilir, damacana değişimi için beklemekten kurtulabilirsiniz. Su tankları paslanmaz çelikten imal edilmiş ve yeni su sebili mevzuatına da uygun. Yani sağlıksız parçalar içermiyor. Saatte 5 litre soğuk, 2 litre sıcak su kapasitesi sunuyor. Suyu 5 derece kadar soğutup, 85 dereceye kadar da ısıtabiliyor. Tasarımı ise sade, kullanışlı ve dayanıklı: Uzun süre boyunca kullanabileceğiniz daha bakar bakmaz anlaşılıyor. https://satis.ugur.com.tr/item/usp-20-d/100017 adresinden 12 taksit fırsatıyla sipariş verebilir, suyu sağlıklı ve pratik bir şekilde tüketmeye siz de başlayabilirsiniz!

Bir boomads advertorial içeriğidir.

17 Ocak 2017 Salı

23 İstanbul Hanımefendisi'nin Beyefendisi Dünyaya Geldi ;)

Uzun bir zamandır blogları ziyaret edemememin ve yeni yayın paylaşamamın bir ufak nedeni var a dostlar. Çekirdek ailemize bir üye katıldı ve biz 3 kişilik bir aile olduk. Bu mutluluğu sizlerle de paylaşmasam elbette olmazdı. Allah dileyen herkese en hayırlı zamanda bu sevinci yaşatsın inşallah.

Minik İstanbul Beyefendisi ile tanışmak ve doğum hikayesini okumak isterseniz, İstanbul'un Bebeği sayfasına davetlisiniz. Belki minik bir sürpriz de karşılar sizi :)

Bu süreçte yanımda olan, soran, merak eden herkese çok teşekkür ederim. Dualarınızı eksik etmeyin olur mu? Bulduğum her fırsatta geleceğim merak etmeyin :)

Şimdilik herkese kocaman sevgiler.


http://istanbulunbebegi.blogspot.com.cy/2017/01/istanbul-hanmefendisinin-dogum-hikayesi.html

1 Kasım 2016 Salı

39 Meryem Ana Otu- Fatma Ana Otu

Fatma Ana Otu- Meryem Ana Otu

Şubat ayındaki umre ziyaretimiz öncesinde, Kutsal Topraklarda neler yapılabilir, nerelere gidilebilir ve neler alınabilir bolca araştırma yapmıştım. Suudi Arabistan anıları için buyurunuz: Bölüm 1 Medine  ve Bölüm 2: Medine .  Fatma Ana Otuna o araştırmalarım sırasında rastladım. Kutsal topraklara gidenlere, muhakkak almaları tavsiye ediliyordu. Daha önce adını dahi duymamıştım bu otun, görüntüsü ise daha da bir ilgimi çekti. Medine'deyken dükkanlarda da sık sık karşılaşınca, 3 tanesini 5 riyale satın aldım.

Fatma Ana Otu- Meryem Ana Otu


Bu ota  kimisi Meryem Ana Otu diyor, kimisi ise Fatma Ana Otu. Rivayeti, Peygamber Efendimizin kızı Hazreti Fatma tarafından dikilmiş olan bir bitki olması. Bu kadar duyulmuş olmasının nedeni ise, doğum yapan kadınların kolay bir şekilde doğum yapmasını sağlamasının ve çocuk sahibi olmak isteyenlerin, bu bitki vesilesiyle çocuk sahibi olacağının düşünülmesindenmiş. 



Fatma Ana Otu- Meryem Ana Otu

16 Ekim 2016 Pazar

12 Laktozsuz Süt ve Laktozsuz Ürünler Hakkında Her Şey

Laktoz nedir?
Süt ve süt ürünlerinin içinde bulunan doğal süt şekeridir.
Laktoz intoleransı nedir? 
Laktozun sindirilmesi için laktaz enzimi gerekir. Eğer vücutta yeterli miktarda laktaz enzimi bulunmuyorsa, laktoz intoleransı var demektir.
Laktoz İntolerans belirtileri nelerdir?
Laktoz intoleransı sütün içindeki laktozun sindirilemediği durumlarda ortaya çıkar. Süt içince karın şişkinliği, karın ağrısı, gaz, mide bulantısı görülebilir. Bu tarz sorunlarınız varsa süt ve süt ürünleri tüketmekten vazgeçmek yerine Laktozsuz Süt’ü tüketebilirsiniz. Belirtilerin şiddeti tüketilen laktoza ve kişinin ne kadar laktozu tolere edebildiğine göre değişir. Belirtiler süt ve sütlü ürünlerin tüketimini takiben yarım saat ile 2 saat arası sonrasında kendini göstermeye başlar. Süt içerdiği kalsiyum, protein, yağlar, vitaminler ve mineraller açısından temel besin gruplarındandır.
Yaşam boyu sağlıklı olmak için her yaş döneminde ihtiyacınız olan türde ve miktarda süt içmeniz gerekmektedir.
Laktoz intoleransınız varsa ne yapabilirsiniz?
Laktozu azaltılmış veya laktozsuz süt ve süt ürünleri tüketebilirsiniz.
Laktozsuz süt ve laktozsuz yoğurt nasıl üretilir?
Laktozsuz süt ve laktozsuz yoğurt, sütün içindeki laktozun laktaz enzimi ile parçalanması sonucu elde edilir. Laktaz enzimi katkı maddesi ya da koruyucu değildir. Ürünün prosesi sırasında görevini yerine getirip, son aşamada aktivitesini yitirerek ürünün içerisinde kalmaz.
Laktozsuz süt ve laktozsuz yoğurt neden daha tatlıdır?
Laktozun glikoz ve galaktoza parçalanması nedeniyle, standart süt ve yoğurttan daha tatlı hissedilen ürünlerdir. Hissedilen tatlılık doğal şekerlerdendir, ilave şeker içermez.
Laktozsuz süt sizin için uygun mu?
Laktozsuz süt, sütteki laktozu sindiremeyen ve süt içince şişkinlik, ağrı, gaz ve bulantı sıkıntılarını yaşadığı için süt tüketemeyen kişilerin rahat şekilde süt içmelerini ve sütün besin değerlerinden faydalanmalarını sağlamaya yardımcı olur.
Neden Laktozsuz Yoğurt tüketmelisiniz?
Laktozsuz Yoğurt, laktoz intoleransına karşı hem sağlık faydası sağlamakta, hem de tatlılık derecesinin yüksek hissedilmesi nedeniyle şeker kullanılması gereken ürünlerde şeker azaltmaya imkan tanımaktadır. Bu nedenle ara öğün olarak sade ya da müsli karışımı gibi bir alternatifle tüketilmeye çok uygundur, hissedilen tatlılık doğal şekerlerdendir, ilave şeker içermez. Ayrıca, 100 g laktozsuz yoğurt günlük kalsiyum ihtiyacının %23’ünü karşılamaktadır.
Laktozsuz süt ve yoğurt tüketmenin zararı var mıdır?
Laktozsuz süt ve yoğurt tüketmenin hiçbir zararı bulunmamaktadır.
Pınar Denge Laktozsuz Süt ve Yoğurt hakkında daha ayrıntılı bilgi almak için tıklayınız. 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

6 Ekim 2016 Perşembe

42 Kıymalı Karnabahar Graten

Karnabahar Graten


Sebze Graten yemekleri, "bu akşam hafif, yapımı kolay ama şık görünümlü ne yemek yapabilirim" sorusuna cevap aradığım zamanlarda hep kurtarıcım olmuştur. Hem çok kolay hazırlanması, hem birçok sebzeden yapılıp isteğinize göre şekillendirilebilmesi, hem de oldukça lezzetli olması beni bu seçime iten nedenlerden olmuştur.

Sebze graten yaparken, bazen brokoli, bazen brüksel lahanası, bazen de karnabahar kullanıyorum. Hepsini karıştırdığım da oluyor. Bu tarifte ise sadece karnabahar kullanmayı tercih ettim. Karnabahar ve kıyma çok yakışıyor. Salça vb de eklenebilir ama ben en beyaz haliyle, pamuk pamuk bir yemek hazırlamak istedim. Bu arada Kıbrıs'ta karnabahara "çiçek lahanası" deniyor. İlk duyduğumda çok şirin bulmuş ve yakıştırmıştım bu ismi.

27 Eylül 2016 Salı

54 Bayram Klasiğimiz: Tarihi Vefa Bozacısı


Boza denince akla ilk olarak elbette Vefa Bozacısı geliyor. Vefa Bozacısı denince de, İstanbul'da adını vermiş bir semt :Vefa. Resimde de görülen Vefa Bozacısı'nın ilk ve tek şubesi, büyük dedeleri Hacı Sadık Bey tarafından 1876 yılında açılmış. O dönemde 200'den fazla bozacı varmış ancak Vefa Bozacısının bu dükkanı, dünyadaki ilk resmi boza ticarethanesi olarak da tarihe geçmiş.


Vefa Bozacısı'nın içi adeta tarih kokuyor. Tablolar, seramikler, aynalar, tarihi şişeler... Ufak bir dükkan olmasına rağmen, 1800'lü yılların sonlarına götürmeye yetiyor sizi. Vefa Bozacısı'na geldiğinizde, şanslıysanız biraz bekleyip oturmaya ve bu ortamı teneffüs etmeye fırsatınız olacaktır. Biz bayramın 3. günü gittik, 5 dakika bekledikten sonra oturmaya yer bulduk ve bu harika ortamda bozalarımızın keyfini çıkardık.

Eskiden, bozanın bardakta kalan kısmı ziyan olmasın diye, insanlar yanında kaşıklarıyla gidermiş. Hatta kaşığı olmayanların, bir parmak hareketiyle bozanın kalanını aldıklarını da görmüşlüğüm olmuştu. Şimdi ise kolayı bulunmuş. Bardağın yanında tarçınınızı ve plastik kaşığınızı da ikram ediyorlar.


Boza, benim küçüklüğümden beri çok sevdiğim bir içecektir. Darı irmiği, su ve şekerden mayalandırılarak elde edilen bu faydalı içeceği, eskiden mahalle aralarında kış aylarında"Bozaaa, Booooozaaa" diye bağıran bozacıların güğümlerinden, tencere-sürahilere doldurarak satın alırdık. Sonralarda birçok şey gibi mahalle bozacıları da yok oldu. Tadı o bozacılardan aldığımız gibi olmasa da, paketlenmiş şişelerde satın almaya devam ettik. Tıpkı o bozalar arasındaki tat farkı gibi, Vefa Bozası'nın da dükkanında cam bardaklarda içtiğiniz boza ile, şişelenmiş hali arasında fark var. İmkan varsa, yerinde içerek bu lezzeti tatmalı. Farkın nedenini sordum; şişelenmiş ürünün içinde maya yokmuş, dükkandaki ise mayalandırılıyormuş. Maya katıldığında bozanın ömrü 3 güne düşermiş. Tadında ise nüans farkı olurmuş.Şişedeki Vefa Bozası 15 güne kadar dayanabiliyormuş. Türkiye'nin her yerine ulaştırabilmek adına, bozanın şişelenmesi gerektiği için, bu yöntem kullanılırmış. 


Boza ile leblebi ikilisi çoğu kişi için vazgeçilmezdir. Ben illa ki boza leblebi ile içilecek diyenlerden değilim, hatta olmasa daha tercihimdir. Ama isteyenler için  Vefa Bozacısı'nın hemen karşısında bir de Vefa Leblebicisi bulunuyor. Vefa Leblebicisinin hemen yanında da, Vefa Gazozcusu :)


Vefa Bozacısı'nda, bozanın yanı sıra, sirke, nar, limon sosu, limonata, şıra, Osmanlı şerbeti, demirhindi ve dondurma da satılıyor. Tarihi sirke şişeleri çok ilgimi çekti.


Vefa Bozacısı'nda cam bardaklarda boza içmek harika bir keyif. Bardağı 3 TL. İsterseniz, bu keyfi cam şişe ya da plastik kavanozlarda evinize de götürebiliyorsunuz. Biz bozamıza tarçınımızı ekledik, plastik kaşıklarımızı da alıp, oracıkta içtik. Yanımızda olmayan ev ahalisi için de, plastik kapaklı bardaklarda bozamızı satın alarak evimize götürdük.


Ve Vefa Bozacısı'nda tarih kokan bir köşe. Bu köşede oturabilmek adına özellikle bekledik. Atamız, 1937 yılında Vefa Bozacısı'nı ziyaret etmiş ve bu camekan içindeki bardakta boza içmiş. Ona saygı olarak ve bu güzel günün anısına bardağı saklanıp, Atatürk köşesi yapılmış. Gördüğümüzde gözlerimiz doldu.

Çoğu kişinin bildiği, ziyaret ettiği ama birçoğunun İstanbul'da yaşasa dahi henüz keşfetmediği bir yer Vefa Bozacısı. İster İstanbul'da yaşayın, ister şehir dışında, bu sağlıklı lezzeti yerinde tatmayı ihmal etmeyin.

Sevgiler.




18 Ağustos 2016 Perşembe

100 Browni Kurabiye

Browni Kurabiye

 Bu aralar evimizden eksik olmayan bir tarifimiz var : Browni Kurabiye. Tarifi ilk denediğimden bu güne, eşim haftada bir istiyor desem yalan olmaz. Geçen hafta arkadaşımın bebeğinin doğum günü partisine katılmıştık. Elim boş gitmeyeyim, bir çeşit de ben eklemiş olayım diye istedim ve bu güzel browni kurabiyelerden yaptım. Eve geldiğimizde eşim yine istedi :)

Kurabiye oldukça kolay ve hızlı hazırlanabiliyor, fırında şahane çatlıyor. Daha henüz sıcakken şerbetlendiği için, dışı sert, içi yumuşacık ıslak kurabiye haline geliyor. Diğer kurabiyelerden ayıran en önemli özelliği de zaten bu, ağzınızda dağılan browni kek kıvamında bir kurabiye. Dolayısıyla bizim evde çok sevildi. Pratikliği dolayısıyla da bir çırpıda yapabileceğim bir kurabiye oldu. Kurabiyeleri hazırlıyorum, oda sıcaklığına geldiğinde kek fanusuma koyup kapağını kapatıyorum. 1 haftaya kadar da tazeliğini koruyor, hatta bekledikçe daha da güzel kıvam alıyor.