/* Blog Hocam İletişim Sayfası */ .contact-form-widget { width: 500px; max-width: 100%; margin: 0 auto; padding: 10px; background: #E6E7E8; color: #000; border: 1px solid #656E75; box-shadow: 0 1px 4px rgba(0, 0, 0, 0.25); border-radius: 10px; } .contact-form-name, .contact-form-email, .contact-form-email-message { width: 100%; max-width: 100%; margin-bottom: 10px; } .contact-form-button-submit { border-color: #656E75; background: #E6E7E8; color: #000; width: 20%; max-width: 20%; margin-bottom: 10px; } .contact-form-button-submit:hover{ background: #679EC9; color: #ffffff; border: 1px solid #FAFAFA; } /* Blog Hocam İletişim Sayfası */

1 Kasım 2016 Salı

34 Meryem Ana Otu- Fatma Ana Otu

Fatma Ana Otu- Meryem Ana Otu

Şubat ayındaki umre ziyaretimiz öncesinde, Kutsal Topraklarda neler yapılabilir, nerelere gidilebilir ve neler alınabilir bolca araştırma yapmıştım. Suudi Arabistan anıları için buyurunuz: Bölüm 1 Medine  ve Bölüm 2: Medine .  Fatma Ana Otuna o araştırmalarım sırasında rastladım. Kutsal topraklara gidenlere, muhakkak almaları tavsiye ediliyordu. Daha önce adını dahi duymamıştım bu otun, görüntüsü ise daha da bir ilgimi çekti. Medine'deyken dükkanlarda da sık sık karşılaşınca, 3 tanesini 5 riyale satın aldım.

Fatma Ana Otu- Meryem Ana Otu


Bu ota  kimisi Meryem Ana Otu diyor, kimisi ise Fatma Ana Otu. Rivayeti, Peygamber Efendimizin kızı Hazreti Fatma tarafından dikilmiş olan bir bitki olması. Bu kadar duyulmuş olmasının nedeni ise, doğum yapan kadınların kolay bir şekilde doğum yapmasını sağlamasının ve çocuk sahibi olmak isteyenlerin, bu bitki vesilesiyle çocuk sahibi olacağının düşünülmesindenmiş. 



Fatma Ana Otu- Meryem Ana Otu

16 Ekim 2016 Pazar

12 Laktozsuz Süt ve Laktozsuz Ürünler Hakkında Her Şey

Laktoz nedir?
Süt ve süt ürünlerinin içinde bulunan doğal süt şekeridir.
Laktoz intoleransı nedir? 
Laktozun sindirilmesi için laktaz enzimi gerekir. Eğer vücutta yeterli miktarda laktaz enzimi bulunmuyorsa, laktoz intoleransı var demektir.
Laktoz İntolerans belirtileri nelerdir?
Laktoz intoleransı sütün içindeki laktozun sindirilemediği durumlarda ortaya çıkar. Süt içince karın şişkinliği, karın ağrısı, gaz, mide bulantısı görülebilir. Bu tarz sorunlarınız varsa süt ve süt ürünleri tüketmekten vazgeçmek yerine Laktozsuz Süt’ü tüketebilirsiniz. Belirtilerin şiddeti tüketilen laktoza ve kişinin ne kadar laktozu tolere edebildiğine göre değişir. Belirtiler süt ve sütlü ürünlerin tüketimini takiben yarım saat ile 2 saat arası sonrasında kendini göstermeye başlar. Süt içerdiği kalsiyum, protein, yağlar, vitaminler ve mineraller açısından temel besin gruplarındandır.
Yaşam boyu sağlıklı olmak için her yaş döneminde ihtiyacınız olan türde ve miktarda süt içmeniz gerekmektedir.
Laktoz intoleransınız varsa ne yapabilirsiniz?
Laktozu azaltılmış veya laktozsuz süt ve süt ürünleri tüketebilirsiniz.
Laktozsuz süt ve laktozsuz yoğurt nasıl üretilir?
Laktozsuz süt ve laktozsuz yoğurt, sütün içindeki laktozun laktaz enzimi ile parçalanması sonucu elde edilir. Laktaz enzimi katkı maddesi ya da koruyucu değildir. Ürünün prosesi sırasında görevini yerine getirip, son aşamada aktivitesini yitirerek ürünün içerisinde kalmaz.
Laktozsuz süt ve laktozsuz yoğurt neden daha tatlıdır?
Laktozun glikoz ve galaktoza parçalanması nedeniyle, standart süt ve yoğurttan daha tatlı hissedilen ürünlerdir. Hissedilen tatlılık doğal şekerlerdendir, ilave şeker içermez.
Laktozsuz süt sizin için uygun mu?
Laktozsuz süt, sütteki laktozu sindiremeyen ve süt içince şişkinlik, ağrı, gaz ve bulantı sıkıntılarını yaşadığı için süt tüketemeyen kişilerin rahat şekilde süt içmelerini ve sütün besin değerlerinden faydalanmalarını sağlamaya yardımcı olur.
Neden Laktozsuz Yoğurt tüketmelisiniz?
Laktozsuz Yoğurt, laktoz intoleransına karşı hem sağlık faydası sağlamakta, hem de tatlılık derecesinin yüksek hissedilmesi nedeniyle şeker kullanılması gereken ürünlerde şeker azaltmaya imkan tanımaktadır. Bu nedenle ara öğün olarak sade ya da müsli karışımı gibi bir alternatifle tüketilmeye çok uygundur, hissedilen tatlılık doğal şekerlerdendir, ilave şeker içermez. Ayrıca, 100 g laktozsuz yoğurt günlük kalsiyum ihtiyacının %23’ünü karşılamaktadır.
Laktozsuz süt ve yoğurt tüketmenin zararı var mıdır?
Laktozsuz süt ve yoğurt tüketmenin hiçbir zararı bulunmamaktadır.
Pınar Denge Laktozsuz Süt ve Yoğurt hakkında daha ayrıntılı bilgi almak için tıklayınız. 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

6 Ekim 2016 Perşembe

42 Kıymalı Karnabahar Graten

Karnabahar Graten


Sebze Graten yemekleri, "bu akşam hafif, yapımı kolay ama şık görünümlü ne yemek yapabilirim" sorusuna cevap aradığım zamanlarda hep kurtarıcım olmuştur. Hem çok kolay hazırlanması, hem birçok sebzeden yapılıp isteğinize göre şekillendirilebilmesi, hem de oldukça lezzetli olması beni bu seçime iten nedenlerden olmuştur.

Sebze graten yaparken, bazen brokoli, bazen brüksel lahanası, bazen de karnabahar kullanıyorum. Hepsini karıştırdığım da oluyor. Bu tarifte ise sadece karnabahar kullanmayı tercih ettim. Karnabahar ve kıyma çok yakışıyor. Salça vb de eklenebilir ama ben en beyaz haliyle, pamuk pamuk bir yemek hazırlamak istedim. Bu arada Kıbrıs'ta karnabahara "çiçek lahanası" deniyor. İlk duyduğumda çok şirin bulmuş ve yakıştırmıştım bu ismi.

27 Eylül 2016 Salı

54 Bayram Klasiğimiz: Tarihi Vefa Bozacısı


Boza denince akla ilk olarak elbette Vefa Bozacısı geliyor. Vefa Bozacısı denince de, İstanbul'da adını vermiş bir semt :Vefa. Resimde de görülen Vefa Bozacısı'nın ilk ve tek şubesi, büyük dedeleri Hacı Sadık Bey tarafından 1876 yılında açılmış. O dönemde 200'den fazla bozacı varmış ancak Vefa Bozacısının bu dükkanı, dünyadaki ilk resmi boza ticarethanesi olarak da tarihe geçmiş.


Vefa Bozacısı'nın içi adeta tarih kokuyor. Tablolar, seramikler, aynalar, tarihi şişeler... Ufak bir dükkan olmasına rağmen, 1800'lü yılların sonlarına götürmeye yetiyor sizi. Vefa Bozacısı'na geldiğinizde, şanslıysanız biraz bekleyip oturmaya ve bu ortamı teneffüs etmeye fırsatınız olacaktır. Biz bayramın 3. günü gittik, 5 dakika bekledikten sonra oturmaya yer bulduk ve bu harika ortamda bozalarımızın keyfini çıkardık.

Eskiden, bozanın bardakta kalan kısmı ziyan olmasın diye, insanlar yanında kaşıklarıyla gidermiş. Hatta kaşığı olmayanların, bir parmak hareketiyle bozanın kalanını aldıklarını da görmüşlüğüm olmuştu. Şimdi ise kolayı bulunmuş. Bardağın yanında tarçınınızı ve plastik kaşığınızı da ikram ediyorlar.


Boza, benim küçüklüğümden beri çok sevdiğim bir içecektir. Darı irmiği, su ve şekerden mayalandırılarak elde edilen bu faydalı içeceği, eskiden mahalle aralarında kış aylarında"Bozaaa, Booooozaaa" diye bağıran bozacıların güğümlerinden, tencere-sürahilere doldurarak satın alırdık. Sonralarda birçok şey gibi mahalle bozacıları da yok oldu. Tadı o bozacılardan aldığımız gibi olmasa da, paketlenmiş şişelerde satın almaya devam ettik. Tıpkı o bozalar arasındaki tat farkı gibi, Vefa Bozası'nın da dükkanında cam bardaklarda içtiğiniz boza ile, şişelenmiş hali arasında fark var. İmkan varsa, yerinde içerek bu lezzeti tatmalı. Farkın nedenini sordum; şişelenmiş ürünün içinde maya yokmuş, dükkandaki ise mayalandırılıyormuş. Maya katıldığında bozanın ömrü 3 güne düşermiş. Tadında ise nüans farkı olurmuş.Şişedeki Vefa Bozası 15 güne kadar dayanabiliyormuş. Türkiye'nin her yerine ulaştırabilmek adına, bozanın şişelenmesi gerektiği için, bu yöntem kullanılırmış. 


Boza ile leblebi ikilisi çoğu kişi için vazgeçilmezdir. Ben illa ki boza leblebi ile içilecek diyenlerden değilim, hatta olmasa daha tercihimdir. Ama isteyenler için  Vefa Bozacısı'nın hemen karşısında bir de Vefa Leblebicisi bulunuyor. Vefa Leblebicisinin hemen yanında da, Vefa Gazozcusu :)


Vefa Bozacısı'nda, bozanın yanı sıra, sirke, nar, limon sosu, limonata, şıra, Osmanlı şerbeti, demirhindi ve dondurma da satılıyor. Tarihi sirke şişeleri çok ilgimi çekti.


Vefa Bozacısı'nda cam bardaklarda boza içmek harika bir keyif. Bardağı 3 TL. İsterseniz, bu keyfi cam şişe ya da plastik kavanozlarda evinize de götürebiliyorsunuz. Biz bozamıza tarçınımızı ekledik, plastik kaşıklarımızı da alıp, oracıkta içtik. Yanımızda olmayan ev ahalisi için de, plastik kapaklı bardaklarda bozamızı satın alarak evimize götürdük.


Ve Vefa Bozacısı'nda tarih kokan bir köşe. Bu köşede oturabilmek adına özellikle bekledik. Atamız, 1937 yılında Vefa Bozacısı'nı ziyaret etmiş ve bu camekan içindeki bardakta boza içmiş. Ona saygı olarak ve bu güzel günün anısına bardağı saklanıp, Atatürk köşesi yapılmış. Gördüğümüzde gözlerimiz doldu.

Çoğu kişinin bildiği, ziyaret ettiği ama birçoğunun İstanbul'da yaşasa dahi henüz keşfetmediği bir yer Vefa Bozacısı. İster İstanbul'da yaşayın, ister şehir dışında, bu sağlıklı lezzeti yerinde tatmayı ihmal etmeyin.

Sevgiler.




18 Ağustos 2016 Perşembe

100 Browni Kurabiye

Browni Kurabiye

 Bu aralar evimizden eksik olmayan bir tarifimiz var : Browni Kurabiye. Tarifi ilk denediğimden bu güne, eşim haftada bir istiyor desem yalan olmaz. Geçen hafta arkadaşımın bebeğinin doğum günü partisine katılmıştık. Elim boş gitmeyeyim, bir çeşit de ben eklemiş olayım diye istedim ve bu güzel browni kurabiyelerden yaptım. Eve geldiğimizde eşim yine istedi :)

Kurabiye oldukça kolay ve hızlı hazırlanabiliyor, fırında şahane çatlıyor. Daha henüz sıcakken şerbetlendiği için, dışı sert, içi yumuşacık ıslak kurabiye haline geliyor. Diğer kurabiyelerden ayıran en önemli özelliği de zaten bu, ağzınızda dağılan browni kek kıvamında bir kurabiye. Dolayısıyla bizim evde çok sevildi. Pratikliği dolayısıyla da bir çırpıda yapabileceğim bir kurabiye oldu. Kurabiyeleri hazırlıyorum, oda sıcaklığına geldiğinde kek fanusuma koyup kapağını kapatıyorum. 1 haftaya kadar da tazeliğini koruyor, hatta bekledikçe daha da güzel kıvam alıyor.


9 Ağustos 2016 Salı

62 Cümbez: Nadir Kalan Bir Güzellik

Cümbez Ağacı

Cümbez, yakın zamanda tanıştığım ve şimdiye kadar sadece Kuzey Kıbrıs'ta görüp, tattığım bir meyve oldu. Henüz iki gün önce, eşim elinde bu meyvelerle geldi. Aaa! dedim, pembe incir ne değişik, ama aslında öğrendim ki, o koruma altına alınan, dünyada çok fazla kalmayan bir tropik incir ağacının meyvesi olan Cümbezmiş...

Lala Mustafa Paşa Cami- Mağusa

Bu ağacı aslında Kıbrıs'a ilk geldiğimde, Mağusa ziyaretimiz sırasında St. Nicholas Katedrali, şimdiki adıyla Lala Mustafa Paşa Cami'nin hemen önünde görmüştüm. Cümbez kelimesini de ilk kez duyduğum için, fotoğrafını çekmiştim. Sonradan araştırdığımda, bu cümbez ağacının, Kuzey Kıbrıs'ın bilinen en yaşlı ağacı olduğunu öğrendim. Ağacın 1298 yılında, Katedral inşa edilirken dikildiği tahmin ediliyor. Bu durumda ağaç 718 yaşında oluyor. KKTC Orman Dairesi'de 1991 yılından bu yana, bu ağacı ve türlerini koruma altına almış. Ağacın 5 metrelik gövdesi ve yaklaşık 15 metrelik boyunu gördüğümde, tarihi bir ağaç olduğunu tahmin etmiştim ama bu kadarını tahmin edememiştim.

27 Temmuz 2016 Çarşamba

46 Evde Doğal ve Pratik Yoğurt Yapımı

Evde Doğal Ve Pratik Yoğurt Yapımı
Uzmanlar her fırsatta, yoğurdumuzu hazır almak yerine kendimiz mayalamanın çok daha iyi olduğunu söylüyorlar.  Dolapta günlerce ekşimeyen, katkı maddeli yoğurtların vücudumuza pek de faydası yokmuş. Hal böyle olunca, uzun zamandır acaba ben de kendi yoğurdumu mayalayabilir miyim, tutturabilir miyim diye düşünüyordum. Sonra yoğurt makinelerini keşfettim. Özellikle bebekleri ek gıdaya geçen annelerin tercih ettiği, tasarımları şirin mi şirin makineler... Bir tanesini beğendim, fiyatı da makuldü.  Ama okuduğum kullanıcı yorumlarından vardığım sonuç, yaptıkları şey aslında sütün mayalanma ılıklığının korunmasından başka birşey değildi. Yine sütü kendiniz ılıtıyorsunuz, kaplarına aktarıyorsunuz, mayalamayı yapıyorsunuz. Sadece üzerini örtmüyorsunuz, kapağını kapatıp 6-8 saat boyunca ılık kalmasını sağlamak için voltajı düşük de olsa elektrik harcıyorsunuz. Sonucunda da genel olarak ufak ufak kaplarda ya da tek bir kapta yoğurdunuz oluyor. Hem 6-8 saat bekleyip, bana göre az miktarda yoğurda sahip olma, hem fazladan elektrik harcama, hem de normalde herhangi bir kaba mayalarken kullanacağım aşamaların hepsini yapacak olmam nedeniyle, yoğurt makinelerine de aklım yatmadı. Ama tezgah üstünde görsel olarak çok şık durduklarını da söylemeliyim :)