/* Blog Hocam İletişim Sayfası */ .contact-form-widget { width: 500px; max-width: 100%; margin: 0 auto; padding: 10px; background: #E6E7E8; color: #000; border: 1px solid #656E75; box-shadow: 0 1px 4px rgba(0, 0, 0, 0.25); border-radius: 10px; } .contact-form-name, .contact-form-email, .contact-form-email-message { width: 100%; max-width: 100%; margin-bottom: 10px; } .contact-form-button-submit { border-color: #656E75; background: #E6E7E8; color: #000; width: 20%; max-width: 20%; margin-bottom: 10px; } .contact-form-button-submit:hover{ background: #679EC9; color: #ffffff; border: 1px solid #FAFAFA; } /* Blog Hocam İletişim Sayfası */

31 Aralık 2015 Perşembe

45 Gökyüzünden Kuzey Kıbrıs

Gökyüzünden Kuzey Kıbrıs

Herkes gider Mersin'e ben giderim tersine...

Pardon pardon yanlış oldu :) Yılbaşında herkes gider Kıbrıs'a, ben giderim İstanbul'a...

İstanbul'daki kar kışa inat, buralarda nispeten kapalı ve yağmurlu bir hava var.

Kar, geliyorum bekle beni...

Lefkoşa-Ercan

Lefkoşa-Ercan

Lefkoşa

Lefkoşa

Lefkoşa

Gökyüzünden en çok sevdiğim manzara her zaman, ay yıldızlı Türk bayrağımızla, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bayrağının yan yana olan görüntüsüdür. Geceleyin ise harika bir hareketli ışıklandırmaya sahip. Umarım her görüşte göğsümü kabartan bu manzarayı, bir gün sizde canlı canlı görebilirsiniz.

Beşparmak Dağları

Beşparmak Dağları

Girne-Akdeniz

Girne-Akdeniz

Girne-Akdeniz

Gönlünüzden geçen ve hakkınızda hayırlı olan her güzel şeyin, 2016 yılında gerçekleşmesi dileğiyle...
Hepinizi çok seviyorum. Mutlu seneler...




6 Çamaşır Yıkamanın Keyifli Hali

Ev işleri arasında her hanımın farklı favorileri vardır. Mesela kimi ütü yapmayı sever , bazıları ise yemek yapmayı. Sevdiğiniz işlerin size verdiği keyif ise bambaşkadır ve terapik etkileri vardır. Başka dünyalara gider, hayaller kurar, güzel anları hatırlar, planlar yaparsınız.
Size harika bir haberimiz var. Artık bu keyfi size yaşatan favorileriniz arasına çamaşırı da ekleyebilirsiniz :) Çünkü Rinso bunu mümkün kılıyor.
Rengarenk paketleri ile raflarda dururken bile enerjisini yansıtan Rinso, çamaşır yıkamayı kolay ve eğlenceli bir hale getiriyor. Rinso’nun Kır Bahcesi (Yeşil), Çiçek Bahcesi (Pembe) ve Büyülü Bahçe (Mor) şişeli sıvı deterjanları hem beyaz hem de renklileriniz için tortu bırakmayan bir temizlik vaad ediyor.
Rinso’nun gerçek eğlencesi, yıkama sonrası çamaşır makineninizi açtığınız anda başlıyor. Öyle ki kapağı açtığınız anda tertemiz çamaşırlarınıza eşlik eden muhteşem çiçek kokuları tüm banyoya yayıyor. İşte o an, hissettiğiniz duygular tarif edilmez. Sanki bir anda sevdiğiniz bir melodi çalmaya başlıyor ve o koku sizi alıp bambaşka bir yerlere götürüyor.
Bu kokular o kadar kalıcı ki tertemiz çamaşırlarınızı asarken, kuruturken, ütülerken ve tabii ki giyerken makineyi açtığınız o andaki duygular size kendini hatırlatmaya devam ediyor. Rinso kalıcı bahar kokuları ile çamaşır yıkamayı keyfe dönüştürüyor.
Mutluluk ve keyif zaten anlık değil midir? Mühim olan o anlara hayatınızda yer açmak. İşte Rinso bunu mümkün kılıyor.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

30 Aralık 2015 Çarşamba

39 Tatlıların Kraliçesi :Trileçe Tarifi

Trileçe

Kraliçeyle ilk tanışmam geçen sene bu zamanlardı. Meşhur Balkan Tulumbaları satılan tatlıcının vitrininde görmüştüm kendisini. Aşkımız o gün başladı, ilk görüşte aşktı bu. Kendisine kavuşmam uzun sürmedi, parayı bastım aldım :) Tattığımda, "bu nasıl güzel bir şeymiş yahu" dedim. O günden beri benim için tatlıların kraliçesidir: Trileçe.

Balkan tatlısı diye bilindi, sevildi. Ama ufak bir araştırma yaptığımda adının İspanyollar'dan geldiğini öğrendim : Tres Leches. Yani üç sütlü tatlımız. Çünkü orjinalinde manda, inek ve keçi sütünün karışımından yapılıyormuş. Şimdilerde maalesef ki bu üçünü aynı anda bulabilmek çok zor. Hele ki şehirde yaşıyorsanız.

Trileçe

25 Aralık 2015 Cuma

34 Kum Zambakları - Alagadi KKTC

Kum Zambakları
Haydi gözümüzde canlandıralım, hayal edelim... Pırıl pırıl bir denizin hemen yanında, boylu boyunca uzanan bir kumsal. Kumsaldaki inci taneleri gibi kumlar. O kumsalda oluşan kum tepeleri ve üzerinde belki de şimdiye kadar hiç rastlamadığınız kum zambakları...

Kuzey Kıbrıs'ta Girne'de Caretta Caretta yani koruma altındaki deniz kaplumbağalarının yuva taptığı ve yumurtalarını bırakıp ürediği, özel çevre koruma merkezlerinden biridir : Alagadi. Deniz Kaplumbağalarının bu özel dönemlerinde, yumurta bırakılan yerler koruma altına alınırken, minik carettaların ilk gün ışığını alıp, denize koştuğu anlar, tören ile kutlanır.

İşte Caretta Carettaların yumurtalarının bıraktığı yerlerin hemen yanlarında, rüzgarların etkileriyle oluşmuş kum tepeleri doğal yaşam alanı, habitat oluşturmuş. Tepelerin hemen üstünde, bu çiçekler burada nasıl oluşmuş dediğimiz bembeyaz zambaklar yetişmiş. Bir kökten 10'a yakın zambak çıkmış olduğunu gördüğünüzde şaşırıyorsunuz.

Kum Zambakları

22 Aralık 2015 Salı

30 Yengeç Bacağı İkram Etsem ?

Yengeç Bacağı Tarifi

Denizden babam çıksa yerim diyenlerden değilimdir ama geçenlerde market raflarında yengeç bacağı gördüğümde merak etmedim desem yalan olur. Hazırlanmış, soslanmış ve dondurulmuş hazır yengeç bacaklarını önce balık kroket sandım. Sonra ambalajın üzerini okuyunca yengeç bacağı olduğunu anladım.

Yengeç Bacağı

7 Aralık 2015 Pazartesi

44 Blog: Beyin Tümörü İle Yaşamak


Onur'un hikayesini daha çok yeni, birkaç gün önce öğrendim. Onedio adlı sitede, Kansere Kafa Tutarken Dopdolu Yaşayan Çiftin Umut Dolu Hikayesi "Ceren- Onur" başlığıyla. Hikayelerini okurken, azimlerini, sabırlarını, umutlarını, birbirlerinin elini hiç bırakmamalarını okurken, farketmeden gözlerimden süzüldü gitti gözyaşlarım.

2007 yılında Onur'a beyin tümörü teşhisi konmuş ve bu hastalığın karşısında dimdik ayakta durmuş. Onur kendi gibi bu hastalıkla savaşanların yaşadıklarını, tedavilerini, sorunlarını ve çözümlerini paylaştıkları kaynaklar aramış ancak yeterli kaynak bulamadığından, kendi hislerini, bilgilerini ve yaşadıklarını aktarabileceği bir blog açmış :  Beyin Tümörü İle Yaşamak

Yaşadığı zor süreçte en büyük destekçisi ailesi olmuş, özellikle de eşi Ceren. Geçirdiği operasyonlar sonrası hastalığın tekrar nüksedebileceği gerçeği ortaya çıkmış ve maalesef ki 2010 yılında hastalık nüksetmiş. Onur ve ailesi yaşama sevincinden, morallerinden, umutlarından hiç bir şey kaybetmemek adına çok çaba sarfetmişler. Nitekim de takip sürecindeki sonuçlar ile de bu olumlu gelişmeyi görmüşler.

2014 yılının Aralık ayında Onur'un hastalığı 4. evreye ulaşmış. Aşkları ile, birbirlerine verdikleri destek ile bir yandan tedaviler devam ederken, diğer yandan da umutlarını hiç kaybetmeden hayatın tadını çıkarmaya devam etmişler.

Geçtiğimiz ay Onur bir nöbet geçirmiş. Ve o günden bu yana hastanedeki tedavisi devam ediyor. Yaşadıkları zor süreçi, Ceren fırsat buldukça Facebook'ta Beyin Tümörü İle Yaşamak Sayfasında bizler ile paylaşmaya devam ediyor. Benzer süreçleri yaşayanların ve ailelerinin ihtiyaçlarını, onları ziyarette nelere dikkat etmemiz gerektiğini aktarıyor.

Zor bir süreç geçiriyorlar, bu süreci ve sıkıntılarını  en iyi, aynı sıkıntıları yaşayan kişiler ve aileleri bilir. Ancak hikayelerini okuduğum günden bu yana gece gündüz Onur ve onun gibi umut taşıyan, direnen herkes için dua ediyorum. Lütfen siz de bu blogger arkadaşımıza destek olun, dualarınızı esirgemeyin.

Allah, Onur'a ve tüm amansız hastalıklarla savaşan hastalarımıza acil şifalar versin. Aileleri için de hiç kolay değil, Allah onlara da sabır ve kolaylıklar nasip etsin, güç versin inşallah.

Facebook : Beyin Tümörü İle Yaşamak

Blog : Beyin Tümörü İle Yaşamak

Onedio : Onur ve Ceren'in Hikayesi


Aşk ve sevgi herşeyin ilacıdır. Görecek sağlıklı ve güzel günlerinizin olduğuna tüm kalbimle inanıyorum. İyi haberlerinizi en kısa zamanda almak dileğiyle...

Düzenleme 12.01.2016 : Onur, 12 Ocak 2016 günü vefat etmiş. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun. Ailesine ve tüm yakınlarına sabırlar diliyorum.



6 Aralık 2015 Pazar

8 Ambalajlı Süt ve Süt Ürünleri Hakkında Merak ettikleriniz Bu Sitede!

Sağlıklı beslenme yaşamımızın her döneminde hepimizin öncelikli konusu. Endişelerimizi gidermek ve sorularımıza cevap bulabilmek adına hemen bir bilene danışmak istiyoruz ve yaşadığımız çağ gereği ilk başvurduğumuz yer genellikle “internet” oluyor. Ancak, internetteki bilgi karmaşasından neyin doğru neyin yanlış olduğuna bir türlü karar veremiyor ve işin içinden çıkamıyoruz.
Sağlıklı gıda tüketimi dendiğinde akla öncelikli olarak “süt konusu” geliyor. Sütün beslenmemizdeki önemi tartışılamaz bir gerçek. Ancak, sağlıklı ve güvenli süt tüketimi konusunda pek çok doğru bilinen yanlışlar ve iddialar bulunuyor.
Sokak sütü, UHT süt, paketli yoğurtlar… derken liste uzayıp, gidiyor. Tıpkı sorularımız gibi… Lezzeti bir tarafa  ne kadar sağlıklı ürünler tüketiyoruz?
Geçtiğimiz günlerde süt ürünleri hakkında merak ettiğimiz neredeyse tüm soruları yanıtlayan, Ankara Üniversitesi hocalarının katkıları ile hazırlanmış bir siteye rastladık: http://suthakkindahersey.com/
Süt ile ilgili aradığınız tüm soruların cevaplarını bulabileceğiniz gibi Sizde uzmanlara soru sorabiliyorsunuz. İşte o siteden seçtiğim, süt ile ilgili bilmeniz gereken 2 önemli soru.
Daha fazla bilgi almak için siteyi ziyaret göz atmanızı mutlaka öneririm.
Soru: Evde yapılan yoğurtlar neden daha çabuk ekşiyor?
Cevap: Yoğurdun istenilen kıvam, lezzet ve besleyicilikte olması için mikroorganizmalardan arınmış süt kullanılması, taze maya kullanılması, mayalamanın uygun sıcaklıkta ve sürede yapılması gerekir.
Ev yapımı yoğurtlar bu koşullarda üretilemeyeceği için ve yoğurt yapılan kap kacak ve ortamda bulaşan mikroorganizmalar nedeni ile alkol fermentasyonu yaparak ekşimektedir. Ambalajlı yoğurtlarda ise kullanılan mayanın saf olması dışında üretim ortamlarında hava filtreden geçmekte ve kontrollü ortamda dolum yapılmaktadır.
Soru: UHT işlemi sonucunda probiyotik yani faydalı bakteriler yok olur mu?
Cevap: Sütteki bakteriler probiyotik (bağırsaklar için yararlı) değildir. Bu nedenle  çiğ süt, pastörize veya UHT sütler probiyotik bakateri kaynağı olarak nitelendirilemez.
Süt genel olarak bir probiyotik ürün olarak değerlendirilmez. Her gıdanın yararlı olduğu etki farklıdır. Süt daha çok insan beslenmesinde büyümeyi ve gelişmeyi artırıcı özelliği ile ve başta da bebek ve çocukların beslenmesinde önem arz eden bir gıdadır. Buradaki özelliği iyi bir hayvansal protein ve kalsiyum kaynağı olmasının yanında bağışıklık sistemini güçlendirmesindendir. Bu etkiyi de probiyotik mikroorganizmalardan sağlamaz.
Probiyotik bakteriler yoğurt, peynir, kefir gibi fermente olmuş ürünlerde bulunur. Çiğ sütler, pastörize sütler ve UHT işleminden geçmiş paketli sütler probiyotik özellik taşımazlar. Probiyotik fayda elde etmek için yoğurt, peynir ya da kefir tüketmek gerekir.



Bir boomads advertorial içeriğidir.